Bundan tam 1015 yıl önce, 1010 senesinde İstanbul’da çok şiddetli bir deprem meydana geldi. O kadarki bu depremde İstanbul’un adalarından birisi sular altında kalarak kayboldu.
İstanbul Maltepe sahilinin karşısında bulunan Prens Adalarını neredeyse bilmeyenimiz yoktur. Kadıköy’den Adalar vapuruna bindiğimizde sırasıyla Kınalıada, Burgazada, Heybeliada ve Büyükada’ya varırız. Bu adaların yanı sıra o bölgede Sedefadası, Kaşıkadası, Tavşanadası, Yassıada ve Sivriada da bulunmaktadır.
Tam olarak dokuz ada, yani dokuz prens…

İstanbul’un bu heybetli prenslerinin, yanı başlarında bulunan ama kimsenin bilmediği ufak bir kardeşleri daha vardı. İstanbul’un kayıp adası ya da kayıp prensi Vordonisi…

M.S. 500 yılına ait bir haritanın incelenmesi sonucu Vordonisi Adası’na ulaşılmıştır.
Küçükyalı ile Dragos arasında, Maltepe sahilinin yaklaşık 700 metre açıklarında bulunan Vordonisi adası sular altında kalmadan önce, üzerinde bulunan manastırda, Bizans döneminde bulunan din adamlarına ve sürgün edilen kişilere ev sahipliği yapıyordu. Vordonisi adasına 858 yılında inşa edilen bu manastırı ise 38 yaşında patrik seçilen Photius (Fotius) yaptırmıştı. Patrik Photius’un ezeli rakibi İgnazsius da, daha sonra patrik seçildiğinde Vordonisi adasındaki manastırın, tam karşısına denk gelecek şekilde Küçükyalı bölgesine Satyros adında başka bir manastır inşa ettirdi.
Bu yarışı kim kazandı diye düşünecek olursak galiba manastırın temellerini sağlam atan İgnazsius diyebiliriz. Çünkü 1010 yılındaki deprem ile Vordonisi adası da manastırı da sular altında kalarak yok oldu.
Peki, Vordonisi adası sular altında kalırken neden diğer adalara bir şey olmadı? Bunun nedeni Vordonisi adasının diğer adalardan jeolojik olarak farklı olmasından kaynaklanıyor. Diğer adalar granit kayalıklar üzerinde yer alırken Vordonisi ise alüvyon bir tabakanın üzerinde bulunuyordu.

Başka bir yazımızda görüşmek dileğiyle…
Esenlikle kalın…